12 Ocak 2017 Perşembe

              MERHABA

  Geçenlerde arkadaşlarım benden film tavsiyesi istediler bende onlara  Çikolata filmini tavsiye ettim ve aklıma geldi size de öneride bulunayım dedim.Juliette Binoche , Johnny Depp , Judi Dench ve Carrie-Anne Moss gibi oyuncaların olduğu izlediğinizde güzel hisler uyandıran  Joanne Harris ' in kitabından uyarlanan bir film . Lise yıllarımda kitabı okumuştum sonradan filminin olduğunu keşfedip izledim ve gerçekten uyarlama cuk olmuş diyebilirim .Senaryo oluşturulurken gerçekten kitaba bağlı kalınmış , yazara saygı sonsuz :) Filmin konusuna gelecek olursak tutucu bir Fransız kasabasına taşınan 6 yaşında bir kız cocuğuna sahip olan Vianne güzel bir çikolata dükkanı açar sonrasında olaylar gelişmeye başlar . Kasaba tutucu olduğundan tabi ki yeniliklere kapalı haliyle bekar anneler hakkında da saçma sapan fikirlere sahipler .Kadına etmediklerini bırakmıyorlar ama olayların devamında kadın hayatlarını kurtarıyor bence :) 
  
Olayın işlenişi , alt metinler , Johnny Depp ' in yakışıklılığı karizması efsane olsa da tabi ki filmi izleme sebebiniz bu değil :) Film çok güzel bir uyarlama ve konusu itibariyle bence biraz ders almalık bir film , umarım severek izlersiniz kendinize çok iyi bakın .(link bırakıyorum iyi seyirler )

bir şeyleri eksik yazdığımı fark ettim . Dönemin kıyafetleri ve filmde kullanılan müziklerde ayrı güzel bunu yazmasam olmazdı :)

http://unutulmazfilmler.co/chocolat-cikolata.html

1 Kasım 2016 Salı

PLAYLİST

   
            SELAAAAAM
       Ne zamandır sizlerle müzik listemden en sevdiklerimi paylaşmak      istiyordum fakat bunları bir türlü seçemedim hepsi benim için hikayeleri olan parçalar , şimdi sabah sabah aklıma geldi neden hepsini paylaşmayayım değil mi ? O zaman her hafta 5 tanesini bende olan hikayeleriyle birlikte paylaşayım .Bu haftanın şanslılarını hala seçemedim ama ilk aklıma gelenlerle başlayalım mükemmel olmaya gerek yok . Özen göstermek yeterli bence .Bu arada bunlar genelde çok eski parçalar ama arada günceller de olacak...
       
  1.Guns N' Roses - Don't Cry    bu şarkı benim Guns N' Roses  ile tanışma şarkım ve bende çok fazla lise anıları içeriyor . Kendisi hiç aşık olmayacağım birine beni aşık etmiş bir şarkı :D bu kadar bilseniz yeterli sanırım :)
 2.Cyndi Lauper - Girls Just Want To Have Fun   bu da benim hayatımda tanıdığım en eğlenceli kızlarla dinleyip çıldırdığımız şarkılardan.Bizim için tam bir klasik , cidden sadece dinleyin ve dans edin bu kadar !
 3.Daft Punk - Within  benim en sevdiğim Daft Punk  şarkısı .Bana göre sözleri çok özel .Şarkının hikayesi bende özel ve kendime bile hiç anlatmıyorum o yüzden bu bende saklı kalsın .
 4.Flört - Of!  bu şarkıyı 9 ekimde konserde dinledim ve baya sevdim çalma listemin en sevilen bir diğer parçası :)
 5.Noora Noor - Forget what I said  bunun için söyleyecek bir şey yok .Ses güzel , melodi mükemmel , her şey olması gerektiği gibi sözler güzel .sadece dinleyin ...

                      okuduğunuz için çok teşekkürler kendinize çok iyi bakın

30 Ağustos 2016 Salı

me and earl and the dying girl

     
        ME AND EARL AND THE DYİNG GİRL 

      Merhaba..  Az önce bir film izledim .Tam bunu yazmadan yaklaşık 30     saniye önce , hayatımda izlediğim en beni sarsan filmlerden biriydi ve bana lisede yaşadığım bir dönemi anımsattı umarım sizde severek izlersiniz . Filmden bahsetmem gerekirse kısaca HAYAT .İnsanların olabileceği kişilikler ,  ya da olduğu ve gösterdikleri kişilikler arasında ne kadar uçurum olduğu . Hiçbir şey anlamadınız değil mi ? Bende yazdığımdan bir b.k anlamadım ama şuanda gerçekten içimden geçen bu . Bu seferlik görmezden gelebilirsiniz sanırım :) Filmi izleyin lütfen .Emin olun vakit kaybı değil .


                                             SEVGİLER MERDÜMGİRİZ


http://www.ultrafilmizle.com/me-and-earl-and-the-dying-girl-2015-turkce-altyazili-izle/4/

22 Ağustos 2016 Pazartesi

Yorgunum ama mutlu olma ihtimalime sığınıyorum ^-^

                Uzun süredir yazamıyorum . Bir türlü kafamı toplayamadım ve içimden geçenleri yazamamayı bırakın konuşamıyorum bile . Sıkıştırılmış ve unutulmuş hissediyorum. Bundan bir kaç gün önce kardeşimin doğum günüydü bugün ise ölüm günü . Yıl dönümü , yıllar dönümü . Yeni değil anlayacağınız ama hep acı hissi aynı sıkıştırılmış ve kaybolmuşluk . Sanırım duygularımın karmaşıklığını anladınız . Devam etmek istememe hissi bu tarif edemediğim şeyler .Bir an blok a yazma hissi geldi sebebi yok . Hayatımda olan biten bir çok şeyin sebebi yok ama artık rahat ve huzurlu olmak istiyorum .Sadece bunu eğer beni üzen veya benden nefret eden biri okuyorsa şunu bil bıktım amacına ulaştın yeter artık . LÜTFEN . Artık kendi hayatınla ilgilenmeye devam edebilirsin , git ve mutlu ol .Sev birilerini umut dolu huzurlu yaşa .Nefret ederek ve benim hayatıma sataşarak ne kadar daha yaşayabilirsin ki .Bak benim zaten bir sürü bunalımlarım ve umutsuzluklarım var .Artık huzurlu olmak istiyorum ,beni daha fazla üzemezsin . Gelelim benim şuan ki buhranlarıma ...Ayaktayım ama çok zor yürüyorum , yemek yiyorum ama tat almıyorum , yaşamak gibi değil sanki zorlanmak ve yaşayamamak .Hislerin karışıklığı hayatınızı da alt üst ediyor ne sevgili ne okul ne de aile umurunuzda olmuyor . Bu durumdan çıkmam lazım dedim ve yavaş yavaş toparlanıyorum ve neye tutunuyorum biliyor musunuz ? KENDİME , İNSANLIĞIMA , MUTLU OLMA HAYALLERİME ... Sadece kendime , iyi olma ihtimalime . Sizde bu haldeyseniz kendinize tutunun lütfen pes etmeyin benim gibi . Anlık bile olsa pes etmeyin sakın .Çünkü ben her zaman şuna inanıyorum HAYAT NEFES ALDIĞINIZ ANLARDAN DEĞİL NEFESİNİZİ KESEN ANLARDAN OLUŞUR .


                                                                      Sevgiler ..... MERDÜMGİRİZ 

30 Nisan 2016 Cumartesi

ÇEMBERİMDE GÜL OYA

       

       Ne kadar ağlamıştım ben Çemberimde Gül Oya'yı izlerken . Samed Behrengi'nin Küçük Kara Balık kitapları okulun bahçesinde yakılırken , Ümit vurulduğunda Zarife ağlarken , 12 Eylül 1980 darbesi olduğunda , Zarife saçlarını kestiğinde , Mehmet öldüğünde , Yurdanur Zarifeyle ilgilenirken .... O kadar ağladım ki içten , sessiz , göstermeden , kimse bilmeden .. Ağladım çünkü yitip giden gençler vardı hiç uğruna her düşünceden . Aileleri anlatıyordu Çemberimde Gül Oya , halkın başına gelenleri .Hele madam Niki vardı . O demişti ki '' alıştım ben gevur kızı olmaya '' .Bizde alıştık mı verilen yakıştırılan sıfatlara . Alışmayalım .. Alışmasın kimse . Ne karakterler var orada , rica ediyorum izleyin sizde yansız izleyin ama tarafsız , sağ-sol düşünmeyin ben düşünmedim hiç . Benim bir siyasi görüşüm yok ki .İnsanım ben her şeyden önce .Ama siz ağlamayın olur mu benim gibi ? Gerçekten güldüren çok güzel şeyler var dizi de.İzleyin olur mu ? şimdiden iyi seyirler hepinize.

                               bu arada Küçük Kara Balığı da okuyun lütfen .
                                (unutma bunlar benim fikirlerim   MERDÜMGİRİZ )

4 Mart 2016 Cuma

         Merhaba ...

         Şuan Konya'da yaşıyorum ve buradaki hava an itibariyle karla karışık yağmurlu :)
 Yani en sevdiğim :) Hazır hava benim için bu kadar güzelken size bu havalarda hafta sonuna denk geliyorsam ve rahatça günü geçirebilecek isem yaptığım şeylerden bahsetmek istedim . Genelde bu havaların klişesi olan cam kenarında kitap okumak ,kahve içmek gibi eylemlerde bulunuyorum .Anlayacağınız o kadar da ilginç bir şey yapmıyorum :) Ben size ne okumaktan ve neler izlemekten hoşlandığımı yazacağım bugün . Genelde bulduğum , ilgimi çeken her şeyi okuyorum . Şu sıralar okulun kütüphanesinden aldığım bir kitap var Beyaz Zambaklar Ülkesinde yazarı ise Grigory  Petrov .Kitap Finlandiya ' yı anlatıyor fakat gezi kitabı gibi düşünmeyin. Finlandiya 'nın fikir yapısı , insanların kültür seviyesi , güvenilirliği , samimiyeti anlatılıyor .
         
         Aslında kitabı size bahsettiğim YouTube kanalında Barış Özcan tavsiye ettikten sonra okumaya başladım ve kütüphaneden aldığım için tabi ki üzerine yazılar yazılmıştı , yıpranmıştı .Ama buna kızmak yerine hoşuma gitti :) Çünkü her yazı şöyleydi 'bunu okuyun , okutturun , çocuklarınıza okuyun ' örneğin bir tanesini size tam yazılan şekliyle değiştirmeden yazıyorum : '' Bu kitabı okuduktan sonra dünyaya bakış açın değişecek , imkansızlıklar içinde dahi bir umut olduğunu anlayacaksın .Sen doğru yoldan şaşma ! Güzellikler sana gelecektir . '' M.Ç.  .... M.Ç arkadaşımız adını yazmamış sadece isminin ve soy isminin harfleriyle imzasını atmış . Ben kitabı daha bitirmedim ama bugün bunun için çok uygun . Umarım okumak istersiniz .Sizlerde hava nasıl bilmiyorum ama gökyüzüne bakmayı unutmayın iyi tatiller :)
              unutma bunlar tamamen benim fikirlerim MERDÜMGİRİZ


(bu linktende isterseniz Barış Özcan 'ın yorumlarını bulabilirsiniz )
https://www.youtube.com/watch?v=3l1I_Hwll_Y&index=6&list=PLaKLxbauAT7FEqW8DIr7tatU9WCG75yQY


(bu linkten kitabı inceleyebilirsiniz.)
http://www.dr.com.tr/Kitap/Beyaz-Zambaklar-Ulkesinde/Grigory-Petrov/Edebiyat/Roman/Dunya-Klasik/urunno=0000000250242                                       


3 Mart 2016 Perşembe

     Daha öncede sıkı bir YouTube    takipçisi olduğumu söylemiştim .YouTube aslında doğru kullanıldığında çok fazla bilginin olduğu ve sizi çok eğlendiren içeriklerin üretildiği, fikir sahibi düşünen insanların size hayatta istedikleriniz ve yaşadıklarınızla ne kadar alakanızın bulunduğunu anlatan , aslında yaptıklarınızın hep toplum için olduğunu ve kendiniz için çok az çabalamadığınızı size gösteren insanlarla dolu...En azından benim için böyle oldu . Ben hayata dair istediğim şeyleri kendim için istiyorum artık .Yani iyice anlatmam gerekirse bu konuyu ; düşünün 10 yıl sonrasını , herkesin istediği bir araba, yazları tatile gidebilmek , güzeller güzeli ahlaklı çocuklar, sevecen bir eş , uzun bir yaşam ... Herkes bunları ister değil mi ? Peki neden bunları istediğimizle ilgili hiç düşündük mü ? Yani demek istediğim görünürde bunları kendiniz için istiyor gibi olabilirsiniz fakat içten içe hepsi toplumun sizden istedikleri .Toplum sizden istiyor diye araba ve ev sahibi olmak istiyorsunuz , hiç bunu irdelediniz mi kendinizle yaptığınız kaçamak, kimsenin işitmediği, kısa sohbetlerinizde ?
      Neyse felsefe benim işim değil severim fakat bu aralar felsefe konuşulmuyor .Konuştuğunuzda 'SIKICI' bir insan oluyorsunuz , dinlemek istemeyen , düşünmek istemeyen kimselerce... Ben YouTube ' tan bahsediyordum size . Bir gün yeni şeyler keşfetmek üzere (Küçük Prens misali) farklı kanallar  aramaya başladım .İstediğim şey vloglardan ve makyaj videolarından ziyade daha kafamı boşaltacak değilde dolduracak şeylerdi . Merakım olan konular arasında sanat tasarım hikayeleri bana en çok ilham veren konudur .Bende bu hususta doğru bilgiler verebilecek ve beni izlerken yormadan sevdirerek, açıklayıcı , sakin bir dili olan yani kısaca mükemmel bir kanal aradım :) YouTube arama çubuğuna TASARIM HİKAYELERİ yazdım ve karşıma direk Barış Özcan çıktı .
          Barış Özcan YouTube platformunda yaratıcı içerikler üreten , insanlara kendi hayatıyla ilgili ufak hikayeler paylaşan , sanat tasarım hikayelerini sıkı bir araştırma sonucu izleyicilerine sunan , şahane konuşması ve mütevaziliğiyle ona daha tanımadan saygı duymamı sağlayan sıkı takipte olduğum bir birey . Ayrıca kanalında çok güzel içerikler üretmeye devam ediyor mesela OKU bölümünde izleyicileri ona İnstagram üzerinden #okurmusun @barışözcan etiketiyle kendi okudukları kitaplardan beğendikleri kısa bir bölümü fotoğraf şeklinde paylaşıyor ve o da hazırlayacağı OKU içeriğindeki videolarını buna göre belirliyor o hafta bir kişinin paylaştığı kitaptan bölüm okuyor .
           Ben aslında bıraksam kendimi sayfalarca yazabilirim ama sizin için en iyisi bir YouTube'a girip Barış Özcan'ın kanalına göz gezdirmeniz . E tabi YouTube 'un raconu olan abone ol butonuna da basmayı unutmayın :)
       Aslında  sizlere yazdığım bu yazının  ona bir teşekkür yazısı olmasını planlamıştım fakat ben cesaret yoksunu bir kızım.Okur belki diyorum ama sizin okuduğunuzdan da şüpheliyim :) Umarım okuyorsunuzdur .
         her zaman ki gibi ....
                                                   unutma bunlar tamamen benim düşüncelerim
                                                                  sevgiler
                                                                                 MERDÜMGİRİZ .....

(Ha bu arada linkleri burada veriyor olacağım umarım bakmak istersiniz.)
https://www.facebook.com/barisozcan
https://www.youtube.com/channel/UCv6jcPwFujuTIwFQ11jt1Yw
https://www.instagram.com/barisozcan/

       

24 Ocak 2016 Pazar

         Aslında kendime çok önceden sormam gereken bir konuyu kendi içimde sorgulamam ve çözmem gereken bir konuyu düşünmeye başladım ve sonuca vardım. Bilmem belki benimle ilgili bir şeyler  okumak istemezsiniz ama bende buraya yazmak istedim , sonuçta okumaya başlayıp aman bu ne deyip kapatmaya ve bir daha görmek istememeye hakkınız var . Yani okuyup okumama özgürlüğü. Vize zamanı geldi , final zamanı geldi ve şimdi bütünleme zamanındayım .Merak ediyorsanız Selçuk Üniversitesi Harita Mühendisliği 2. sınıf öğrencisiyim . Aslında 3. sınıf olmalıydım ama nedense sorgulamadığım konu da bununla alakalı . Neden 3 değilim ? Neden okulumda bu kadar başarısızım ve neden hala başarılı olamıyorum ? Aslında sorunun cevabı yaşamak istediğim hayatla ve şuanda içinde bulunduğum hayatla kavga halinde olmamda saklıymış.
        Ben eğitimin (kendini eğitmenin daha doğrusu olacak) insanın okuduğu kitaplar , gezdiği güzel yerler , felsefe , tarih ve sosyoloji gibi alanlar olduğuna inanıyorum hep . Ve ne yazık ki bunu lise yıllarımda fark edip herkes gibi sonrasında düşündüğümde iş bulamam ve benim kesinlikle iyi bir mesleğe ihtiyacım var kafasıyla düşünüp HERKES gibi olup mühendislik , hemşirelik , doktorluk , avukatlık gibi alternatif ve bana toplumun dayattığı GERÇEK MESLEKLERE yöneldim . Fakat sende hiç düşündün mü ? Gerçek meslek nedir ? Kime göre gerçek? Kime göre daha fazla kazanıyoruz ? Bunları düşünüyordum elbette ama kendimi gerçeklikten uzaklaştırdım ve kendime farklı bir dünya yarattım .Harita Mühendisliği ' ni de aslında severek yapabilirim ilgi alanlarımın dışına çok fazla çıkmadan meslek seçtim ama bu alanda diğer istediğim alanlardan daha iyi olamam .Biliyorum . Her zaman bunun farkındaydım . Artık çok geç değil .Hiçbir zaman çok geç değil .
         Ve başarısızlığın sebebi her şeyi bir kenara bırakırsak , aldığım eğitimin bana hiçbir şey katmadığını fark etmem. Benim düşüncem aldığımız her dersin fazla akademik ve teori olması . Pratik alanda daha fazla çalışacağımız bir mesleğimiz var ama aldığımız her ders teorik . Eğer pratik olsa başarı olur muydum ? Bilmiyorum . Ama bildiğim tek bir şey var o da bu okuldan mezun olma zorunluluğum .Yazdığım bu metnin sizi eğlendirmediğini biliyorum ama biraz oturup kendi hayatımızla ilgili düşünmemizi istedim . Eğer benim yazılarımı okuyorsanız umut  ediyorum ki bunu da sonuna kadar okursunuz ve biraz düşünürsünüz .
                                                        Sevgiler .... MERDÜMGİRİZ ....

12 Kasım 2015 Perşembe

Motto Müzik , Bursa , Yekta Kopan ...

merhabalar :)
Bu gece çok güzel bir şey öğrendim . Youtube platformunda kanal takip etme alışkanlığınız var mı bilmem fakat bence birçok etkinliği ve farklı insanları tanıma şansınız oluyor.Ben son zamanlar da Yekta Kopan 'ında içinde bulunduğu bir projeyi ciddi takip ediyorum .MOTTO MÜZİK adlı kanal mükemmel paylaşımlar yapıyor özellikle Yekta Kopan' ın Noktalı Virgül yayınlarına hastayım:) Ve bu gece şunu öğrendim ki Mert Fırat ve İlksen Başarır'ın kurduğu memleketim Bursa 'da Görükle bölgesinde açılan yeni bir sanat oluşumu . Becerebilirsem linkte ekleyeceğim ve bir göz atarsanız çok mutlu olurum .Ayrıca düzenli yazamadığım içinde çok özür dilerim .Bir ara size kendimi tanıtan bir yazı da yazmayı planlarım ama tabi ki siz bana güvenmeyin :) evet ne diyorduk , Bursa ' da açılan yeni sanat oluşumundan bahsediyorduk .SanatMahal isminde tiyatro ağırlıklı çok sevimli bir yeni oluşum .Size biraz ansiklopedik bilgi vereyim , 272 kişilik bir salon kapasitesi var , 2 adet sinema salonu , kendisinin bir de kitabevi var . Yani ne ararsanız var . Koyabilirsem linklere bakarsanız çok mutlu olurum .Bursa her zaman sanat anlamında çok tatlı fikir sahibi olan nadir şehirlerdendir .Bu anlamda size Bursa ' da yapılabilecek bir çok şeyi anlatan bir yazı yazacağım söz :)

                                                     Dip Not : Unutma bunlar tamamen benim fikirlerim...
                                                                                        Merdümgiriz
https://www.youtube.com/user/mottomuzik

https://sanatmahal.com.tr/tr/icerik/1/hakkimizda

28 Ekim 2015 Çarşamba

Merhaba millet ...
Yeni kararlar almıştım şimdi uygulama vakti :) Bugün yeni bir şeye başlamaya karar verdim.Perşembe günleri sevdiğim 2 filmi , cuma günleri dinlemeye doyamadığım 2 müziği , cumartesi günleri ise çok beğenerek okuduğum ve bana keşke bende yazabilsem dedirten kitapları kendi gözümden kalbimden kulağımdan ve biraz ansiklopedik bilgi vererek sizlerle paylaşacağım .O zaman bugün perşembe ve film günü hemen başlayalım:)


İlk olarak FORREST GUMP ' la başlayalım: 1994 yapımı , yönetmeni Robert Zemeckis .Forrest Gump aslında bir roman uyarlaması , yazarı Winston Groom . Ben kitabını da okudum ve gerçekten senaryo çok hoş olmuş kitaba bağlı kalınmış bayıldım .Bu filmde Tom Hanks ' e hayran olmuştum ve hala bütün filmlerini severek izlerim .Duygusal ve insanlığımızı sorgulatan bir konusu var .Forrest küçük bir çocuk ama kocaman bir kalbi var :) İzlemediyseniz umarım severek izlersiniz .



Bir diğer film ise Into The Wild : 2007 yapımı bir Sean Penn filmi .Aslında bu filmde bir kitap uyarlaması .Yazarı Jon Krakauer ve gerçekten bu adamın kafasında olmak isterdim :)Film size Neden yaşıyoruz ? Hayattaki amacımız ? İnsanları neye göre değerlendiriyoruz ? gibi bir takım yaşamaya dair sorular soruyor .Umarım keyifle ve düşünerek izlersiniz .



                                                          Merdümgiriz

26 Ekim 2015 Pazartesi

merhaba ...
Uzun süredir yazı yazamıyorum .Belki yazacaklarımı sevmemenizden , belki de burada çok fazla kişisel yazı yazmamak istememden , belki de gerçekten üşengeçliğimden .... Bilemiyorum .. Acaba neden yazmak istemedim .Tabi ki her insan gibi bende bal gibi biliyorum ama size ve önce kendime itiraf etmekten kaçınıyorum .Ama kesin bir karar verdim .Artık günlük yazmaya çalışacağım . Bugün ve her Allah'ın günü olduğu gibi uyuyamama sorunsalında dibe batmış durumdayım . Uyku ilacı almayı bile denedim ama bana mısın demedi :D Şaşırmadım .Aklımda birkaç yazmak istediğim konu mesela telefonumda ve günlük hayatımda sürekli dinlemeye doyamadığım müzikler şaheserler var .Bunları sizlerle paylaşmak istiyorum .Belki bilmek istersiniz .Tabi benim yazdıklarımı okuyorsanız :) uzun süredir Youtube takipçisiyim , sevdiğim bir çok kanal var sizlere bunlardan da bahsetmek istiyorum . Okuduğum kitaplar , gezdiğim iller , güzel yemekler , denemenizi ve yapmanızı istediğim bir çok etkinlik , sevebileceğinizi düşündüğüm dergiler , okumanız ve yorum atmanız için yanıp tutuştuğum bir çok kitap , mazimde kalan ama her zaman hatırlayacağım ruhuma işleyen hatta çok iddaalı olacak ama hayatıma yön veren  filmler (hangi kafayı yaşıyorum acaba ) ve daha bir çok konu.Umarım yazmaya devam edebilirim ve sizde beni okumaya başlarsınız .Şimdilik kendinize çok iyi bakın .Bir başka uykusuz ve kafanın bir çok şeyle dolu olduğu gece de görüşmek üzere .
                                                                                         Merdümgiriz ...

              MERHABA     Geçenlerde arkadaşlarım benden film tavsiyesi istediler bende onlara  Çikolata filmini tavsiye ettim ve aklıma ...